Homeopati Nedir?

Güncelleme tarihi: 6 Şub

Homeopati 19. yüzyılın başlarında Alman doktor ve eczacı Samuel Hahnemann tarafından bulunan ve vücudun kendini doğal olarak iyileştirmesine yardım eden bir tedavi sistemidir. Bu sistemde her hasta birbirinden farklı özelliklere sahip bir bütün olarak ele alınır ve tedavi buna göre planlanır. Değerlendirmelerin sonunda karar verilen tedavi, hastaya özeldir. Yani, hastalığa göre değil, hastanın bütününe göre tedavi planlanır. Hastalık yoktur, hasta vardır.


Sağlıklı olmak...

Homeopatiye göre, kişinin dört farklı düzlemde birden sağlıklı olması amaçlanır. Bunlar fiziksel, psikolojik, zihinsel ve sosyal alanlardır. Tedavi için yapılan her şey, kişiyi bu dört düzlemde değerlendirip, temelde kendi bağışıklık sistemi ve yaşam enerjisini harekete geçirerek, kalıcı bir şekilde sağlığına kavuşturmayı hedefler. Yani homeopatide, örneğin "başı ağrıyan" hastanın tedavisi alışılageldiği gibi, "ağrı kesici" ilaç değildir. Baş ağrısı birçok başka semptomla birlikte kişinin bünyesinin ortaya çıkardığı bir semptomdur ve aslında vücut bize bu semptomu yaratarak bir mesaj vermeye çalışıyordur. Bu mesaj başka bir hastada ateş olabilir, karın ağrısı, bulantı, ishal, boyun ağrısı, baş dönmesi veya çeşitli korkular, endişeler, kaygı, depresyon, şiddet uygulama, dikkati toplayamama, panik ataklar, davranış bozuklukları, obsesyonlar ve bunlara benzer birçok psikolojik belirti de olabilir. Hastayı tanımlamak için birbirinden farklı onbinlerce semptom tanımlanmıştır. Biz hastayı bu semptomların bir bütünü olarak görür ve tespit ettiklerimizin hepsini birden, bir bütün olarak tedavi etmeye çalışırız.


Nasıl yapılır?

Hastalarımızla ilk görüşmemizde fiziksel, zihinsel, psikolojik ve sosyal yönden hastamızı tanımaya çalışır, şikayetlerini ve semptomlarını dikkatlice not alırız. Bu görüşme genellikle iki saat kadar sürebilir. Görüşme bittikten sonra bu verileri repertorizasyon dediğimiz analiz sistemiyle değerlendirip hastamızın homeopatik profilini çıkarır, sonra bu veriler doğrultusunda bir remedi seçip bunun dozuna ve uygulama şekline karar veririz. Remedi dediğimiz şey, kabaca homeopatik ilaç gibi düşünülebilir, ancak bildiğimiz klasik ilaçlardan çok farklıdır. Remediler, bitkisel ve hayvansal dokulardan, minerallerden ve mikroorganizmalardan yararlanılarak elde edilirler, bir seri seyreltme ve çalkalama işlemlerinden geçirilerek potentize edilirler (güçlendirme), sonunda kullanıma hazır hale gelirler. Bilinen yaklaşık sekizbin farklı remedi vardır.


Bu sistem nerelerde uygulanıyor?

Homeopati, aslında hemen hemen tüm dünyada, 200 yıldan uzun bir süredir, resmen ve yasal olarak uygulanan bir tedavi sistemidir. Avrupa ülkelerinde çok yaygındır, Almanya ve İngiltere bu konuda Avrupa'nın en önde olan ülkeleridir. En yaygın olduğu yer, Hindistan'dır. Hintli homeopatlar da Avrupa'daki temel kurallara göre bu sanatı uygularlar.


Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı tarafından homeopati geleneksel, tamamlayıcı tıp yöntemleri arasında tanınmış ve bakanlıktan çalışma ruhsatı almış olan yerlerde, eğitimli ve sertifikalı tıp doktorları ve diş hekimleri tarafından uygulanmasına izin verilmiştir. Ne yazık ki, bu sistemin bilinirliği hala oldukça azdır, fakat günden güne homeopatiye olan ilgi ve bundan faydalanan hastaların sayısı artmaktadır.


Çünkü,

Homeopati etkili güvenli bir tedavi sistemidir. Doğru uygulandığında hastaya zararlı olabilecek kayda değer bir yan etkisi yoktur. Yaşlılarda, bebeklerde, hamile ve emziren kadınlarda da dahil olmak üzere, sadece insanlarda değil, tüm canlılarda kullanılabilir. Homeopatideki kalıcı etki genellikle tek doz ilaç kullanımıyla sağlanır.


Homeopatiden hemen her türlü fiziksel rahatsızlıkta, ciddi kronik hastalıklarda, ruhsal bozukluklarda çeşitli derecelerde faydalanılabilir. Elbette her tedavi sisteminde olduğu gibi homeopatinin de bazı sınırları vardır. Bu sınırlamaları dikkate almak ve tedaviden beklentileri doğru tanımlamak, tedavinin başarısı için oldukça önemlidir.





53 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör